ERTURKFM SİZİN RADYONUZ
"24 saat kesintisiz yayın " ...

   
  ERTURK ERTURK
  SAGLIK 3
 
Sigara bıraktıran en etkili tedavi yolları
Tiryakilerin sigarayı bırakma sürecinde en büyük sorunu olan nikotin yoksunluğuyla baş edebilmek için pek çok alternatif var
25 Ekim 2007 / 00:31
Sigarayı bıraktırma polikliniklerine başvuran her tiryakiye uygun bir tedavi seçeneği sunuluyor. Nikotin sakızları ve bantlarından, burun spreyine, tablet ilaçlara kadar sigarayı bırakmada yardımcı pek çok tedavi alternatifi mevcut. Tüm tedavilerin temeli ise vücuttaki nikotin yoksunluğunu kaldırmaya dayanıyor.
İşte bilimselliği kanıtlanan, doktor ve sağlık personeli kontrolünde kullanılması gereken yöntemler.


NİKOTİN SAKIZI
İki formu olan nikotin sakızı, günde 25 adetten az sigara içenlerde 2 miligram, 25 ve daha fazla içenlerde ise 4 miligramlık formlar olarak veriliyor. Günde en fazla 24 adet çiğnenmesi öneriliyor. İki sakız arasında ise en az yarım saat ara bırakılması tavsiye ediliyor.
8 - 12 hafta kullanılması yeterli olurken gerektiğinde süre uzatılabiliyor. Nikotin sakızının içerdiği nikotin, yanaktan emiliyor. Bu nedenle sakızın çiğneme tekniği önemli. Yavaş yavaş bir kaç kez çiğnedikten sonra yanağın iç yüzünde yapıştırılıp bir süre kalması gerekiyor. Sonra tekrar çiğnenmesi ve yine yanağa yapıştırılıp yaklaşık 20 dakika bu işlemin sürdürülmesi gerekiyor. Sigarayı bırakıp iştahı artanlarda aynı zamanda yemek yeme isteğini azaltıyor.
Nikotin sakızı kullanacak kişilere genellikle sigara içimini tamamen durdurması ve düzenli olarak (sabah uyanmasından itibaren 8 - 10 saat sonrasına kadar) sakızı her saat çiğnemesi öneriliyor.
Bir yılda sigarayı bıraktırma oranı yüzde 29. En sık rastlanan yan etkileri ağız irritasyonu, çenede ağrı, hıçkırık ve bulantı.


NİKOTİN BANDI
Nikotin bandıyla vücuda saatte 1 miligram nikotinin kontrollü olarak verilmesi sağlanıyor. 24 saatte bir ve 16 saatte bir kullanılan iki formu bulunuyor. Nikotin bandından sigara içimiyle alınan nikotin miktarının yüzde 50’si organizmaya geçiyor. Günde 15 adetten fazla sigara içenlerde 21 miligramlık formuyla başlanıp 4 hafta devam edilmesi, daha sonra ikişer hafta süreyle sırayla 14 miligram ve 7 miligram olarak tedavinin 8 haftaya tamamlanması öneriliyor. Günde 10 - 15 adetten az sigara içenlerde daha düşük dozlarda başlanabiliyor.
Bantın tercihen sabah, üst kola, omuz etrafına veya gövde ön yüzünde tüysüz bir bölgeye uygulanması ve her gün yerinin değiştirilmesi gerekiyor. Tedavide en önemli nokta, bant kullanan hastanın sigara içmemesinin gerekliliği.
Yan etkileri az, hafif veya geçici. Ancak uygulama yerinde alerjik reaksiyon, ritm bozukluğu, baş ağrısı, soğuk algınlığı benzeri belirtiler, uykusuzluk, bulantı, kas ağrısı, sersemlik, daha nadir olarak da karın ağrısı, öksürük, anormal rüya görme, anksiyete ve duygusal değişiklikler, kabızlık ya da ishal, eklem ve sırt ağrısı görülebilir.


NİKOTİN BURUN SPREYİ
İki burun deliğine de birer kez püskürtülen sprey, saatte 1 - 2 doz, en fazla 5 doz öneriliyor. 3 - 6 ay süreyle kullanılabiliyor. En yüksek seviyeye 5 - 10 dakikada ulaşıyor. En sık karşılaşılan yan etkileri burun ve boğaz irritasyonu, öksürük, aksırık, sürekli göz ve burun akıntısı, sinüzit, çarpıntı ve bulantı.


İLAÇ TEDAVİSİ (BUPROPION HCL)
Nikotin yoksunluk belirtilerinin azalmasını sağlayan ''bupropion'' etken maddeli ilaç, aynı zamanda kilo alma oranını da düşürüyor. 8 hafta ile 6 ay arasında değişen süreyle kullanılabilen ilaç tedavisine, sigara bırakılmadan önce başlanıyor. İlk 3 - 4 gün farklı dozlarda kullanılarak, 7 - 14 gün içinde bir sürede hedef bırakma günü belirleniyor. İlaç tedavisine devam edilirken sigara bırakılıyor ve tedavi aynı dozda sürdürülüyor. Yan etkileri sıklıkla başağrısı, uykusuzluk, ve ağız kuruluğu olarak görülüyor.
Piyasaya yeni çıkacak olan bir diğer ilaç olan ''varinicline'' etken maddeli ilaç ise beyinde aynı nikotin etkisi gösterebilecek. Sigarayı bıraktırma başarı oranı ise yüzde 40 - 50’lerle ifade ediliyor. İlacın 2 - 3 ay kullanılabileceği ancak 6 aya kadar da tedavinin uzatılabileceği belirtiliyor. 



Kalp için 8 risk faktörü
Kalp sağlığı için önemli olan ise hastalığın oluşumunu engellemektir. Kalp hastalıklarından korunmak için kişinin yaşam tarzını denetleyebilmesi büyük önem taşır.
24 Ekim 2007 / 22:57
İSTANBUL - Dünyada ve ülkemizde kalp hastalıklarına bağlı ölümler, ölüm sebepleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. İstanbul Özel Hizmet Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Ece Açan, kalp sağlığını olumsuz etkileyen risk faktörlerini “değiştirilebilen” ve “değiştirilemeyen” olmak üzere 2 gruba ayırdı.

DEĞİŞTİRİLEMEYEN RİSK FAKTÖRLERİ
Ailede erken yaşta kalp krizi geçiren bireylerin bulunması, erkek cinsiyet, ileri yaş, şeker hastalığı ve kişilik yapısı (stresli kişilik) değiştirilemeyen faktörlerdir.

DEĞİŞTİRİLEBİLEN RİSK FAKTÖRLERİ
Günlük yaşantımızda yaptığımız birçok hata, sağlığımız açısından geri dönüşü olmayacak sonuçlara yol açabiliyor. Oysaki alacağımız bazı önlemlerle bu riskleri ortadan kaldırmamız mümkün. Sigara içmemek, kolesterolü kontrol altında tutmak, stresten uzak durmak ve düzenli egzersiz yapmak bunlardan sadece birkaçı…

1-Sigara Tüketimi
Kalp damar hastalıklarından ve bu hastalıkların yol açtığı ölümlerden korunmak için atılacak ilk adım sigara ve dumanından uzak durmaktır. Çünkü sigara tüketimi hastalık riskini iki kat arttırmaktadır.

Sigara dumanıyla birlikte vücuda binlerce zehirli madde (nikotin, arsenik, amonyak, siyanür, benzopiren vb.) girer. Bu tehlike karşısında vücut adrenalin salgılar. Adrenalin, vücudumuzun bir tehlike karşısında doğal olarak salgıladığı bir hormondur. Adrenalin salgılanması sonucunda damarla büzüşür. Damarların büzüşmesine ek olarak, tütün dumanındaki karbonmonoksit kanı kıvamlaştırır. Kalp, kıvamlaşan büzüşen damarlar içinden vücudun en uzak noktalarına göndermek için var gücü ile çalışır. Sigaradan ilk nefesin çekilmesiyle birlikte kalbin atışı dakikada yaklaşık 20 atış hızlanır. Normalden hızlı çalışan kalbin daha fazla oksijene ihtiyacı vardır. Oysa sigara dumanıyla birlikte vücuda giren karbonmonoksit kandaki oksijeni kovar dolayısıyla kalp az oksijenle çok fazla çalışmak zorunda kalır ve vaktinde önce yorulur.

2-Kolesterol
Kolesterol kontrolü sağlamak için beslenmede doymuş yağ oranının azaltılması, tekli ve çoklu doymamış yağ asitleri içeren yağların oranının arttırılması, besinler yoluyla alınan kolesterole dikkat edilmesi, posa içeren yiyecekler ile meyve-sebze tüketiminin arttırılması gerekiyor. Doğru rejimin az miktarda protein içermesi, u proteinin ise balık, kümes hayvanları ve soyadan alınması gerekir.

3-Yüksek tansiyon
Yüksek tansiyona yol açan nedenlerin başında alınan fazla kilolar gelmektedir. Öte yandan kilo kaybı, özellikle karın bölgesinden zayıflandığından kan basıncını hemen düşürerek kalbin yükünü azaltır. Tansiyon hafif şekilde yüksekse beslenmede tuzu kesmek, ilaç kullanmadan tansiyonu normale düşürmeye yardımcı olabilir.

4-Aşırı alkol tüketimi
Aşırı alkol tüketimi tansiyonu yükselten bir diğer etmendir. Çok fazla kalori içermesine karşın hiçbir besleyici değer taşımayan alkol, organizmaya zarar verir. Günde belli bir miktarın üzerine çıkılmaması gerekir. Bu limit günde 1 veya 2 kadeh kırmızı şarap olarak gösterilebilir.

5-Kontrolsüz şeker hastalığı
Şeker hastalarında damar sertliği, daha sık ve erken yaşta görülmektedir. Bu hastalara sıklıkla şişmanlık ve hipertansiyon da eşlik etmektedir. Şeker hastalığı kontrolünde diyet ve egzersiz, ilaç tedavisinin yanında önemli rol oynamaktadır.

6-Obezite (Şişmanlık)
Obezite tedavi edilmediğinde hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve şeker hastalığı gibi kalp damar hastalığı riskini artırmaktadır.

7-Hareketsizlik
Yapılan araştırmalarda, düzenli egzersiz yapmanın ve yüksek bir efor kapasitesine sahip olmanın azalmış kalp ve damar sorunları ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Hergün 30 dk. veya daha fazla hızlı yürüyüş yapanlarda kalp damar hastalığı riskinin %18, koşanlarda &42 kadar azaldığı ifade edilmiştir. Düzenli egzersizlerde, vücut yağ oranında azalma, uzun dönemde kan basıncında düşme, kalbin veriminde artma, şeker hastalığı ve kan yağ metabolizma bozukluklarında azalma sağlamaktadır. Bu etkiler kalp krizi geçirmiş kişilerde de benzer olmaktadır. Egzersizden sağlanan yararlar kilo kaybından bağımsızdır.

8-Stresli yaşam
Yüksek stres vücut direncinin düşmesine sebep olur. Vücut strese adrenalin hormonu salınımını arttırarak yanıt verir. Bu da kalp ve solunum hızının artmasına ve tansiyonun yükselmesine sebep olur. Yağ asitleri ve kolesterol kana daha çok salınır ve kan kalınlaşmaya başlar. Stresle mücadele de düzenli egzersiz yapmanın etkili olduğu pek çok araştırma da gösterilmiştir. 



Kalp için özel diyet
Kalp hastalıklarından korunmak için yemek çeşidini sınırlamak yerine, besinlere dikkat etmeniz yeterli...
18 Ekim 2007 / 14:37
KALP hastalıklarından korunmak için yemek çeşidini sınırlamak yerine, besinlerin özelliklerine göre tercihte bulunmak gerektiği bildirildi. Hastalıktan korunmak için yapılan diyetlerde yemeklerin çeşidinin sınırlanması yerine, besinlerin özelliğine dikkat edilmesi önerildi.

Kayseri Tekden Kalp Hastanesi Baştabibi Op.Dr. Kemal Tekden , kalp hastalıklarından korunmak için sağlıklı beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Sağlıklı beslenme için yemek çeşidinin sınırlandırılmasına gerek olmadığını kaydeden Op.Dr. Tekden besinlerin özelliklerinin bilinerek, tercih edilmesi veya uzak durulacak besinleri şöyle sıraladı:

* Yağlı etler, sakatat, salam ve sosisten uzak durulmalı, derisi alınmış tavuk, hindi ve balıketi tercih edilmelidir.
* Tam yağlı süt, krema, krem peynir ve mayonezden uzak durulmalı, az yağlı süt, kaymaksız yoğurt vve yağsız peynir tercih edilmelidir.
* Hayvansal yağ ve tereyağı yerine, ayçiçek, zeytin, susam, soya ve mısırözü yağı tercih edilmelidir.
* Yumurtanın sarısı yerine beyazı yenilmelidir.
* Pasta ve hamur işlerinden uzak durmalı, ekmek, yağ içermeyen krakerler, tahıllar, makarna ve baklagiller tercih edilmelidir.
* Krema ve sosla hazırlanmış sebze yerine haşlanmış sebze tercih edilmelidir.
* Dondurma, çikolata, patates cipsinden uzak durmalı, meyve suları, çay, kahve, yağsız patlamış mısır tercih edilmelidir
* Yüksek kalorili besinlerin tamamından, aklollü içecek ve sigaradan uzak durmalıdır.
 
   
 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol